Türkiye’de Eğitim ve Öğretimin Önemi

Her ülke, dünya coğrafyasında aktif bir rol almak, etkin ve güçlü olmak istemektedir. Ülkenin varlığının sağlam bir temele oturması için ekonomi, askeri, siyasi ve sosyokültürel alanlarda güçlü olması gerekmektedir. Teknolojik gelişmelere rağmen bu alanlarda olmazsa olmaz unsur yetişmiş insandır. Teknolojinin gelişmesi aslında o ülkedeki eğitimin de kaliteli olduğunu gösterir. Örneğin kullandığımız teknolojiler sayesinde internetten tek tıkla ucuz uçak bileti alabiliyoruz. Son derece yetiştirilmiş, eğitimli yazılımcılarımız olmasa bu imkanlardan faydalanamayacaktık. Sonuçta bu güç unsurlarını yönetecek ve yön verecekte bir insandır.

Bir insanın yetişmesini sağlayacak anahtar Eğitim ve öğretimdir. Eğitim, bir insanın doğuştan itibaren ailede başlayıp, çevrede devam eden ve hayatı boyunca küçük dokunuşlarla davranış değişikliği oluşturma, kendisini ve kültürünü geliştirmesi amacıyla yapılan yönlendirme ve yardımlardır. Öğretim ise kişilerin bilgi ve becerilerinin farklı alanlarda eğitim veren okullarda bir müfredata uygun olarak geliştirilmesidir. Eğitim ve öğretim iyi organize edilmesi gereken ve halkın tamamını ilgilendiren bir ikilidir.

Türkiye’nin Eğitim ve Öğretim Sisteminde Okullar

Cumhuriyetin ilan edilişinden günümüze kadar eğitim ve öğretime büyük önem verilmiştir. TBMM’nin 23 Nisan 1920’de kurulması ile birlikte eğitim ve öğretim “Milli Eğitim Bakanlığı” vasıtasıyla devlet eliyle yönetilmeye başlamıştır. Eğitimdeki verimlilik 1928 yılında ilan edilen “Harf Devrimi” sonrasında hızlanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında okuma yazma oranı çok düşük olduğundan ordu içerisinde “Ali Okulu” diye bilinen okuma-yazma kursları açılmıştır. Öğretmen okullarının sayıları arttırılarak yetiştirilen öğretmenler yurdumuzun dört bir tarafına gönderilmiştir. Bugün geldiğimiz nokta okuma-yazma oranının %95 olması ve öğretmenlerimizin 1989 yılından itibaren 4 yıllık eğitim fakültelerinde eğitim görerek öğretmenlik mesleğini yapmalarıdır. Bu hatırı sayılır bir gelişmedir.

Türkiye’nin en eski üniversitesi “Darülfünun” adıyla kurulup, 1933’de yeniden yapılanan İstanbul Üniversitesi, ilk teknik üniversite İstanbul Teknik Üniversitesidir. Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak yurt dışındaki üniversitelerle yürütülen müşterek çalışmalar sonucu öğretim üyesi ve öğrenciler yetiştirilmektedir. Başlangıçta 5 yıllık zorunlu eğitim varken, 1997’de zorunlu eğitim 8 yıla, 2012’de çıkarılan kanunla liseler 4 yıla, zorunlu eğitim ise 12 yıla çıkarılmıştır. Bugün geldiğimiz noktada sınavla girilen Fen, Sosyal Bilimler, Anadolu, Spor, Mesleki ve Teknik ile İmam Hatip lisesi çeşitliliğiyle geniş alanlarında öğretim yapılmaktadır. Türkiye’de yüksek öğretim, iki yıllık yüksekokullar ve dört yıllık üniversitelerde sürdürülmektedir. Yabancı dil eğitimi ve tıp gibi özel branşlarda öğretim süreleri değişmektedir.

Eğitim ve Öğretimle Ne Kazanırız

Eğitim ve öğretimin amacı; özü sözü bir, yetenekli, zamana ayak uydurabilen, milli duyguları gelişmiş, bilimsel düşünce ve yaklaşımları benimsenmiş bireyler yetiştirmek ve ülkeye kazandırmaktır. Bugün yetişmişinsanlarımızla çeşitli iş ve bilim alanlarında takdire şayan başarılar elde etmekteyiz.

Bu ana düşüncenin ışığında, iş ve yeteneklerini geliştirmek isteyen gençler ile yetişkinler için kurslar açan halk eğitim merkezleri ve mesleki eğitim merkezleri ile eğitim desteklenmektedir. Yabancı dil eğitiminin önemi kavranmış ve ilkokullarımıza kadar inerek daha geniş bir kitleye eğitim verilmeye başlanmıştır. Geleceğimiz için kadınlarımızın eğitimi çok önemlidir. “Baba beni okula gönder, Kardelenler” gibi projelerle ülkemizin en ücra köşelerindeki kız çocuklarımıza ulaşarak eğitimlerine devletimiz ve özel eğitim kuruluşları kanalıyla destek olunmaktadır. BİLSEM ile üstün zekaya sahip çocuklarımız ilgi alanlarına göre eğitilmeye ve yönlendirilmeye çalışılmaktadır.

Görülen o ki, insanlarımızı yetiştirmek için sürekli arayış içerisindeyiz. Eğitim ve öğretim, insanların yeteneklerinin sürekli bilgi ve deney enjekte edilerek ortaya çıkartılmasını sağlar. İşte bu noktada hem hayatını kazanabilen hem de ülkemize faydalı olabilecek bireyler yetiştirmek istiyorsak eğitim şart. Okulöncesinden başlayarak, oyun oynama, paylaşma, okuma-yazma, sorumluluk alma, sorunlarını çözme, sağlığını koruma, kendini geliştirmesi, ilgi alanları konularında verilen öğretilerle çocuklarımız ve gençlerimiz için gayret sarf edilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir